The Words / Çalıntı Hayat filminin konusu nedir diye internete bakacak olursanız, genellikle "Bir yazar başkasının kitabını çalarak ünlü olur. Sonra bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalır." tarzında açıklamalar görürsünüz. Büyük ihtimalle aynı basın bülteninden faydalanarak yazılmış olan bu açıklama, bence filmin asıl konusu hakkında yanlış beklentilere yol açıyor ve aslında işlediği inanılmaz güzel hikayeye haksızlık yapıyor.
Filmi seyretmemiş olanların tadını kaçırmamak için aslında neyi anlattığını uzun uzun yazmayacağım; ama konusunu okuduğunuz herhangi bir sinema sitesinde bir de seyirci yorumlarına bakacak olursanız, seyreden neredeyse herkesin beğendiği çok güzel bir film olduğunu görürsünüz.
Filmi seyretmemiş olanların tadını kaçırmamak için aslında neyi anlattığını uzun uzun yazmayacağım; ama konusunu okuduğunuz herhangi bir sinema sitesinde bir de seyirci yorumlarına bakacak olursanız, seyreden neredeyse herkesin beğendiği çok güzel bir film olduğunu görürsünüz.
Bir yerlerde denk gelirseniz mutlaka seyretmenizi öneririm.
İyi Film Çok Kötü Spotting List
Bu film ne kadar güzelse, altyazısını çevirmek ve sonra da spotting yapmak için kullandığım spotting list de o kadar kötüydü.
Spotting liste ilk göz attığımda az diyalog olduğunu görüp "Ha, iyiymiş o zaman. Kolay hallederim." diye düşünmüştüm. Edebi bir kitap etrafında geçen bir filmin az konuşmalı olması biraz garipti tabii ama adamlar öyle çekmişti demek ki filmi.
Ne kadar da yanıldığımı filmi çevirmeye başlayınca gördüm. Kimse kusura bakmasın, hayatımda gördüğüm en salakça hazırlanmış spotting listlerden biriydi. Ekranda 30 saniye kalan yazılar, en az 4 - 5 hatta çoğu kez daha fazla küçük parçaya bölünmesi gerektiği halde tek altyazıda toplanmış yazılar... bu işin mutfağındaki birinin saçını başını yolması için ne ararsan vardı.
Örneğin, o spotting listi hazırlayan arkadaş artık nasıl bir kafa yaşıyorsa, ekranda aşağı yukarı 7 saniye boyunca "Yeah. (beat) So Daniella" diye bir altyazının kalmasını önermiş. Yahu arkadaşım, oraya "(beat)" yazana kadar bölsene şu altyazıyı - ki "beat" dediği şey "duraklama" demek ve zaten onu yazmaman gerekiyor.
Bunun dışında eksik yazılmış ya da alenen yanlış yazılmış ve benim doğrusunu ancak görsel malzeme gelip de filmi seyrettikten sonra fark edebildiğim çok diyalog oldu.
Olmasa Daha İyi
Daha önce de birkaç kere söylediğimi hatırlıyorum: hiç spotting list olmasa, "Al işte film bu. Metin yok. Başının çaresine bak." deseler, ben de kendimi ona göre ayarlarım, bir şey demem. Ama biz çevirmen ve altyazıcılara güya yardımcı olması için hazırlanmış bir dosyanın faydadan çok zararı varsa ve ben sırf bu yüzden gereksiz yere zaman kaybediyorsam, o zaman tabii ki şikayet ederim.
Nerds With Guitars
Dediğim gibi, çok güzel bir filmdi ama berbat hazırlanmış spotting list yüzünden hem çevirisi hem de spottingi beni olması gerekenden çok daha fazla oyaladı. Filmin bir başka artı yanı ise, metinden çevirisini yaparken dinlediğim şu harika müzik listesi oldu: http://8tracks.com/messianicrebel/nerds-with-guitars
Yorumlar
Yorum Gönder