POINT BREAK alt yazı çeviri notları

2015 Kasım ayı soğuk geçti. İstanbul'da söz konusu Kasım ayını kayda değer kılan mevsim normallerini takip eden soğuklar değil, oturduğumuz mahallede tüm hızıyla süregiden inşaatlaşmayı takip eden hızlı nüfus artışını kaldırmakta zorlanan elektrik şebekesi dolayısıyla sürekli F5 arızası vererek kendini korumaya almak için kapanan  kombimimizdi.


İnsan, her yarım saatte bir kombinin yine kapanıp kapanmadığını, oğlanın yatarken üstünü açıp açmadığı, çocuğun üşüyüp üşümediği kontrol ederken, "Doğayla bütünleş. Benlik bilincini bırak. O zorlu denemeleri yaparken çıkış yolunu gör" falan gibi şiarlar içeren bir filmi pek ciddiye almayabiliyor.



Yine de, 2015 yapımı Point Break filmini izlerken bu filmi çok da ciddiye almamamın asıl sebebi filmde yer alan ekstrem sporları gerçeklikten kopuk ergen eğlencesi olarak gören yaşını başını almış bir adam olmam değil; filmin kendi kendini ciddiye almaktaki başarısızlığıydı.

Zira, Keanu Reeves ve Patrick Swayze'nin baş rollerinde oynadığı, benim de uzun yıllar önce büyük keyif alarak televizyon için dublaj çevirisini yaptığım 1991 yapımı ilk Point Break filmiyle kıyaslayacak olursak, bu ikincisi, aksiyon sahnelerini daha büyük bütçeli ve daha gösterişli yapıp insana ait öğeleri olabildiğince geri plana atınca ortaya çıkan Fast & Furious kıvamındaki filmi birkaç çoluk çocuk dışında kimsenin ciddiye almayacağını ispat ediyor.

Yani asıl sorun benim filmin şiarlarından tamamen kopuk bir hayat mücadelesi içinde boğuşmam değil, filmin duyguları aktarmaktaki başarısızlığıydı. Halbuki, dünyanın dört bir tarafında çektikleri aksiyon sahnelerine harcadıkları paranın cüzi bir kısmını eli yüzü düzgün bir senaryoya ayırsalar belki en azından ilk filmin bıraktığı izlenime yaklaşırlardı.

Tabii buraya kadar hep, filmi seyirci gözlüklerimle seyrettiğimde gördüklerimden bahsettim. Çevirmen gözlüğüyle baktığımdaysa durumun bambaşka göründüğünü söylemeliyim. Neredeyse iki saatlik bir filmin toplamda 1000'den az alt yazısı olunca, insanın çevirmen gözlükleri ışıldıyor tabii. Yani hızlı ve kolay bir çeviri oldu benim için. Tek sıkıntı, filmi sadece çevrimiçi bir platformdan seyretme imkanı verilmesiydi. Çevrimiçi videonun kontrolleri çok hantal olduğundan, gereken durumlarda filmi durdurup bir kaç saniye geriye alıp tekrar başlatmak eziyet oluyordu.

Yorumlar