Ticaretin belirli kuralları vardır. Piyasayı sürekli olarak takip etmeyi, hızlı karar alabilmeyi, değişime açık olmayı, asla durağan olmamayı, ve daha bir sürü başka özelliği gerektirir. Katıdır. Kuralları beğenmemeniz, başka türlü olmuş olmasını dilemeniz o kuralları bağlamaz. Uymazsanız başarısız olursunuz. Çoğu kez stresli ve yıpratıcıdır.
Bakery Boss, aslında iyi niyetli olan, muhtemelen çok çalışan, ama ticarette başarılı olmanın kodlarını çözemediği için bocalayan, hatta iflasın eşiğine gelen fırın ve pastaneleri adeta baştan yaratarak hayat vermeye çalışan bir program.
Programın bölümlerinden bir iki tanesinin dublaj çevirisini yaparken benim fark ettiğim şey, sunumun mamulden önce geldiğiydi. Hakkını vereyim, adamımız Valastro yardım elini uzattığı dükkanların çıkardığı ürünlerde de fikirler veriyordu: Ya mevcut ürünlerde ufak tefek değişikler yapıyordu, ya da yepyeni ürünler öneriyordu; ama her işin başı yine de imajdı. Hatta diyebilirim ki, çıkartılan yeni ürünler ve var olan bir üründe yapılan değişiklikler, aslında dükkanın çevre halkına vermek istediği yeni imajın tamamlayıcı bir unsuru işlevini görüyordu.
Yani diyebiliriz ki: İyi bir sunuma sahip ortalama bir ürünün piyasada tutunma şansı, kötü bir sunuma sahip ama çok daha iyi bir ürünün piyasada tutunma şartından daha fazladır. Beğensek de beğenmesek de, çağlar öncesinden gelen ye kürküm ye prensibi geçerliliğini korumaya devam ediyor.
Tabii çeviri dünyasında kuralların biraz daha değişik işlediğini söyleyebilirim. Yüz yüze görüşmelerin çok az olduğu, bu işi yapanların çoğunun bir ofise bile gitmeyip genelde evden çalıştığı bir meslekte, dış görünüş önemini kaybediyor doğal olarak. Çevirmenlerin herhangi bir sebeple bir araya geldiği bir toplantıya denk gelirseniz, genel müdürün katıldığı bir toplantı bile olsa, bir iş görüşmesinde olacağını tahmin ettiğiniz plaza kıyafetleri içindeki şık insanlardan çok daha farklı bir ortamla karşılaşacağınızdan emin olabilirsiniz. Ana faaliyeti çeviriyle ilgili bir şirketse, genel müdürün de pek farklı giyinmemiş olması gayet olasıdır zaten.
Öyleyse çeviri sektöründe öne çıkan unsurlar nedir?
Sektörde hiç kimse çevirmenlerin şık giyinmesini, ya da ne bileyim, yaptığı işi kadife kaplı klasörün içine koyup da teslim etmesini beklemez tabii de, eğer işverenlerin öncelikli beklentisinin kalite olduğunu düşünüyorsanız, işte orada yeni paragrafa giriş yapmamız gerekiyor demektir.
Çevirinin tüm dalları için konuşup da hiç dahil olmadığım alanlar için bile ahkam kesiyor olmak istemem; dolayısıyla, sadece alt yazı ve dublaj çevirisi sektörü için konuşacak olursak, bir çevirmenden ilk beklenen özellik hızdır. İşler neredeyse her zaman acil gelir. Acil olarak istenmeyen bir iş varsa, o iş de büyük olasılıkla çok acil isteniyordur. Yani hız önce gelir.
Sonra fiyat gelir. Kimse size ertesi sabah teslim almak üzere gönderdiği koca film için iki kat para vermez. Normal şartlarda da fiyatlar pek parlak değildir zaten. Elinizdeki işin gerçekten hiçbir aciliyeti olmasa ve iki ay sonra teslim etseniz kimse umursamasa bile bunu yapamazsınız. Elinizdeki işi bir an önce verip hemen yeni bir iş almazsanız o ayki kredi kartı ödemesi faize girebilir.
Kalite bunlardan sonra gelir. Tabii ki çok kötü bir iş çıkarmışsanız, dandik çeviriniz şikayet almışsa bir daha size iş gelmesi zorlaşır; ama işi veren stüdyonun baktığı ilk iki şey önce hızlı çalışmanız, sonra ucuza çalışmanızdır..
Öte yandan;
Fırıncıların da çevirmenlerin de yanından bile geçemeyeceği bambaşka bir dünyada bambaşka kurallar işler. Böyle bir dünya olduğunu sadece haberlerden duyarsınız, o da tabii, haber sansür yemediyse.
Bakery Boss'un dublaj çevirisini yetiştirmek için sabahladığım gün, Gaziantep Belediyesinin 260 bin avro vererek yaptırdığı şehir logosunun üç - beş kuruşluk bir shutterstock resmi olduğu konuşuluyordu. Bizim gibi emeğiyle geçinmeye çalışan gariban insanların tasavvur etmekte zorlanacağı miktarda bir para, tüm ticari kuralları hiçe sayan bir sistem içinde el değiştirivermişti.
Yapılan savunmada bu paranın sadece logo için olmadığı ve paranın tanıtım kampanyası için verildiğinden bahsediliyordu aslında ama ben aradan geçen beş yılda Gaziantep'in öyle çok büyük bir tanıtım atağı yaptığını hatırlamıyorum.
Merak edenler için sorarsak, altyazı sektöründe çeviri ücretinin birimi ve güncel fiyatlar hakkında da bilgi verebilir misiniz? Bu sektörde çalışmayı düşünenler için sizin gibi sektörden gelen bir kişinin doğru bilgilendirmesine gerçekten ihtiyaç var. Teşekkürler. Ve, çalışmalarınızda çok çok kolaylıklar dilerim!
YanıtlaSilSektörde fiyatlar aslında üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bazen gerçekten çok düşük fiyat veren yerler çıkar. Birkaç yerden fiyat aldığınızda bu tip yerleri hemen fark edersiniz zaten. Diğerlerinin yarısı kadar ücret veren yerler varsa uzak durun.
SilÖlücüleri bir kenara bırakırsak, diğerleri arasında da bir müddet deneme yaptıktan sonra en iyi anlaştığınızı hissettiğiniz yerle devam edin. Size düzenli iş verecek, ödemenizi zamanında yapacak şirketleri seçin. Bu şirketteki insanlarla iyi anlaşıp anlaşamadığınıza bakın. İyi anlaştığınız kişiler, şirketin rutin işleri dışında işler geldiğinde sizi tavsiye edeceklerdir. Bu tip harici işleri alanınız içinde olduğu sürece kabul etmeye bakın. Bu sayede farklı çevreler edinir, müşteri portföyünüzü geliştirirsiniz.