Bir ara Türkiye'nin gündeminde, hep de aynı şirkette çalışan sapık otobüs muavinleri vardı. Kendini kontrol etmekten aciz, insani gelişimini ergenlikte bırakmış tipler, yolcu otobüsünde tek başına yolculuk eden kadınlara insanın telaffuz etmeye bile utanacağı şeyler yapıyordu.
Catwalk 30+ programının dublaj çevirisini yaparken yine böyle bir olay sosyal medyayı meşgul etmişti. Gerçi, şirketin kadın yöneticisinin bu tip olaylarda genelde görmeye alışık olduğumuz üzere konuyu geçiştirmeye çalışmak yerine suçun gerçek olduğunu ve bunun kabul edilebilir olmadığını beyan etmesi çok önemli bir olumlu adım olsa da, aklımda kaldığı kadarıyla söz konusu şirkette benzer olaylar bir süre daha devam etti.
Bu arada programın senaryosuz bir televizyon programı olması, yetmezmiş gibi bir de Almanca olması işimi inanılmaz zorlaştırdı. Almanca bilmediğimi, Almanca bir televizyon programının İngilizce çevirisine bakarak dublaj çevirisi yapmaya çalıştığımı, bu tip programların düz İngilizcesi bile fazlasıyla meşakkatliyken bir de bunu bilmediğim bir dil üzerinden yapmaya çalışmamın işi kabusa çevirdiğini belirtmeliyim. Bana programın Almanca olduğunu söyleseler baştan kabul eder miydim acaba?
Tuhaftır, notlarıma baktığım zaman bunun ne kadar yorucu, yormaktan da öte, yıpratıcı bir iş olduğunu görsem de, o notlar olmasaydı yaptığımı bile hatırlamayacağım bir iş olacaktı bu. Ve eminim ki, bana o işi verenler de bana o işi verdiklerini çoktan unutmuştur. Demek ki insan ne kadar eziyet çekerse çeksin bir süre sonra unutabiliyormuş.
Bu arada, merak edenler olursa, yolcu otobüsünde meydana gelen olaylarla ilgili ayrıntılara buraya tıklayarak ulaşabilirler.
Yorumlar
Yorum Gönder